Novartis tarafından keşfedilen, bebeklerde 2 aylıktan itibaren koruma sağlayan B tipi menejit aşısı, ilaç sektörünün en prestijli ödüllerinden biri olan SCRIP Awards’da “ Biyoteknoloji Alanında En İyi Yeni Ürün” ödülünü aldı.

İlaç sektörünün en prestijli ödüllerinden biri olan SCRIP Awards bu yıl 9′uncu kez düzenlenen törenle sahiplerini buldu. 21 Kasım 2013 tarihinde Londra’da gerçekleşen ödül töreninde, Novartis tarafından keşfedilen ve bebeklerde 2 aylıktan itibaren koruma sağlayan, B tipi menenjit (MenB)  aşısı “Biyoteknoloji Alanında En İyi Yeni Ürün” kategorisinde ödüle layık görüldü.

script awards

Küresel biyofarmasötik endüstrinin başarılarını onurlandırmak amacıyla verilen ödül töreninde Novartis’in B Tipi Menenjit aşısı alandaki keşfi, önemli bir tıbbi ihtiyacı karşılayan biyoteknoloji alanındaki en yenilikçi ürün olarak değerlendirildi.

Çoğunlukla bebekler ve küçük çocuklarda görülen  bakteriyel menenjit hastalığının 5 tipi bulunuyor. Diğer 4 tipe karşı koruma sağlayan aşılar bulunmuş olmasına karşın,  Avrupa’da en yaygın olarak görülen B tipi menenjit (MenB) hastalığı için daha önce geliştirilmiş bir aşı bulunmuyordu.

Kaynak: http://www.medimagazin.com.tr

iodlogo

Kanserle Savaşta Yeni Bir Bakış Açısı, İmmüno-Onkoloji Derneği (İOD)

Yeni kurulan derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. Rüçhan USLU, derneğin websitesinde çalışmalarını anlattı.

Değerli meslektaşlarım,
İmmüno-onkoloji alanında son 30 yılda gerçekleştirilen çalışmalar immün sistemin tümör hücrelerini tanıyabildiğini, onları yok edebildiğini veya uzun süreli kontrol altında tutabildiğini göstermiştir. Kanserin normal dokulara hiçbir zarar vermeden spesifik bir şekilde yok edilmesini sağlamak ve tekrarlamasını önlemek için en büyük potansiyele immün sistemin sahip olduğu yine bu çalışmalarla gösterilmiştir.
İmmüno-onkoloji alanında son 30 yılda meydana gelen büyük kavramsal ve teknik gelişmeler kanser tedavisinde yeni immünoterapötik yaklaşımlar geliştirilmesini sağlamıştır.  Tümör immünitesini arttırmak için tümör mikroçevresindeki inhibitör yolakların ve inhibitör hücrelerin blokajını sağlayan metodlar (CTLA-4 ve PD-1 antikorları gibi) kanser tedavisinde son yıllardaki en önemli gelişmeler arasındadır. Bunun dışında antitümör immünitenin spesifitesini arttırmak için kanser aşıları, potent adjuvanlar, immünstimülatuvar sitokinler konusunda yoğun araştırmalar devam etmektedir. Bu yaklaşımlar tedavisi mümkün olmayan ilerlemiş kanserlerde çok önemli başarılar sağlamıştır. Bu başarılar hastalığın erken dönemlerinde de geliştirilecek immünoterapi yöntemleri ile birçok hastada kanserin prognozunu ve tedavisini kökten değiştirecek gelişmelere yol açacaktır. Daha da önemlisi kansere karşı korunmada gelecekte immün sistem en önemli araç olarak kullanılacaktır.
Derneğimizin çalışma alanları arasında kanserin hedefe yönelik biyoimmünoterapisi önemli bir yer tutmaktadır. Günümüzde geldiğimiz noktada monoklonal antikorlar, tirozin kinaz inhibitörleri, anti-anjiojenik ajanlar artık kanser tedavisinin bel kemiğini oluşturmaktadır. Biyolojik tedaviler dendiğinde akla gelen biyobenzerler kavramı da artık güncel kanser tedavisinin bir parçası olmaya adaydır.
İmmüno-onkoloji yakın gelecekte kanser tedavisi ile uğraşan biz tıbbi onkologların en önemli partneri olacaktır. Derneğimiz eğitim ve bilimsel çalışmalar yolu ile bu konuda liderlik etmek, kanser immünolojisi ve immünoterapisi konusunda meslektaşlarımızın bilgi ve tecrübesini arttırmak ve kanser hastalarına daha çok yardımcı olabilmelerini sağlamak amacını taşımaktadır. Tüm meslektaşlarımızı derneğimize üye olmaya ve çalışmalarına katılmaya davet ediyoruz.

Saygılarımla,
Prof. Dr. F. Rüçhan USLU
İmmüno-Onkoloji Derneği Başkanı

Prof. Dr. F. Ruçhan Uslu Yönetim Kurulu Başkanı
Prof. Dr. Uğur Coşkun Genel Sekreter
Doç. Dr. Şaziye Burçak Karaca Sayman
Prof. Dr. İsmail Çelik Üye
Prof. Dr. Metin Ozkan Üye
Doç. Dr. Faysal Dane Üye
Prof. Dr. Abdurrahman Işıkdoğan Üye

Kaynak: http://immuno-onkoloji.org

eczane

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun haklı açıklaması; Hekimler eşdeğer ilaç konusunda hastaları yanlış bilgilendiriyor, eczacıların mesleki bilgilerini küçümsüyor!

Bazı hekimlerin yazmadığı ilaçların eczanelerce hastalara farklı veya eşdeğer ilaçlar olarak verildiği, bu durumda hasta/hasta yakını ile eczacı ve hekimin karşı karşıya kaldığı, hasta/hasta yakınının bazı hekimlerce yanlış bilgilendirildiği, eczacının mesleki bilgisini küçümseyici yanlış söylemlerde bulunulduğuna ilişkin zaman zaman Kurumumuza şikâyetler intikal etmektedir.

Kurumumuza bağlı sağlık tesislerinde görevli hekimlerin yazdıkları reçetelerin eczaneler tarafından karşılanırken bazı durumlarda (ilacın piyasada bulunmaması, fiyat farkı çıkması vb. nedenlerle) hekimin yazdığı ilaç yerine farmasötik tam eşdeğer ilaçlar verilmektedir.

Ayrıca gelişmiş ülkelerde kamu mâliyesinde tasarruf sağlamak amacıyla eşdeğer ilaçlara yönelik destek, bir devlet politikası haline gelmiştir. Ülkemizde de eşdeğer ilacın kullanımını artırarak kamu harcamalarında tasamıf sağlamak mümkün görülmektedir.

Eşdeğer ilaçların eczacı tarafından birbiri yerine ikamesi bilimsel ve hukuki yönden doğru olup, bunun engellenmesine yönelik davranışlar bilgisizlikten kaynaklanmaktadır. Bakanlığımızca ruhsatlandırılan ve belirli kriterler bakımından denetlenmekte olan ilaçların etkinliği ve güvenirliliği ve kalitesi gibi konularda kamuoyu yersiz bir endişeye sevk edilmekte, bu durum eczacının mesleki hakkı olan farmasötik eşdeğer ilaç verme hakkı etik dışı müdahaleye uğramakta hastalar ve hasta yakınları ile eczacılar karşı karşıya getirilmektedir.

Bu nedenle eşdeğer ilaçların, referans ilaçlarla aynı özelliklere sahip olduğu, dolayısıyla hasta üzerinde aynı tedaviyi sağladığı bilimsel çalışmalarla kanıtlanan ve refarans ilaçların koruma süreleri bittikten sonra satışa sunulan ürünler olup. Sağlık Uygulama Tebliği ve İlaçlarla ilgili diğer mevzuata göre düzenlenen ve Bakanlığımızca da teşvik edilen bir uygulamadır.

Konunun iliniz sağlık tesislerine duyurularak, eşdeğer ilacın verilmesini engellemeye yönelik davranışlarda bulunan hekimlerin uyarılması hususunda.

Bilgilerinizi ve gereğini rica ederim.

Kurum Başkanı a. Kurum Başkan Yardımcısı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI
Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu
Sayı : 95796091-010.07
Konu : Eşdeğer ilaç Kullanımı

koesemgif

Onkoloji Eczacıları Derneği Yön.Kur.Başkanı Uzm.Ecz.Ahmet Sami Boşnak; ”Bugün Türkiye’de Klinik Eczacılık ve Farmasötik Bakım kavramlarını en aktif uygulayanlar, Onkoloji kliniklerinde görev alan Hastane Eczacılarıdır.”  

Uzm.Ecz. Ahmet Sami BOŞNAK, derneklerinin Türkiye’de bir ilk olan ”Klinik Onkoloji Eczacılığı Sürekli Eğitim Mektupları” ile ilgili olarak şu açıklamayı yaptı.

Değerli Meslektaşlarımız,

Türkiye Onkoloji Eczacılığı, 2007 yılında ilk adımlarını atmaya başlamış, 2009’da dernekleşmiş, 2009’da Avrupa Onkoloji Eczacıları Derneği (ESOP)’ne üye olmuş, 2012 de Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığına yükselmiş, 2011 ve 2012 yıllarında Onkoloji ve Beslenme Destek Eczacılığı Kongrelerini başarı ile düzenlemiş, Onkoloji Eczacıları Derneği Dergisi (OEDD) adlı sürekli dergi yayınlamış, ESOP akreditasyonlu ‘Antineoplastik İlaç Hazırlama Teknikleri ve Güvenli Oda Eğitimi’ adlı sertifikalı eğitimler yapmıştır. Bu sebeple, Onkoloji Eczacıları Derneği, konusunda Türkiye Eczacılık Tarihinde ilk ve tek özelleşmiş meslek birliğidir.

Hastanelerimizde aktif olarak Onkoloji Kliniklerinde ve Kemoterapi İlaç Hazırlama ve Uygulama Birimlerinde görev alan meslektaşlarımız, kanserle savaşın her basamağında profesyonel sağlık ekibinin içerisinde aktif yer almaktadır. Bugün Türkiye’de Klinik Eczacılık ve Farmasötik Bakım kavramlarını en aktif uygulayanlar, Onkoloji kliniklerinde görev alan Hastane Eczacılarıdır.  Bu birimlerde sorumlu olarak çalışan Hastane Eczacıları, derneğimizin düzenlediği sertifikalı eğitimleri alarak, görevlerini yüksek bilgi ve deneyimle devam ettirmektedirler. Bu alana gönül veren her Onkoloji Eczacısı, mesleğinin tüm gücü ile hastalarına hizmet etmeye çalışmaktadır.

Bugün Onkoloji Eczacılarımız sitotoksik ilaçlar, ilaç hazırlama, maruziyetlerden korunma, kişisel koruyucuların etkin kullanımı, güvenlik ve kalite standartları, biyolojik güvenlik kabinleri ve yönetimi, stabilite gibi konularda yetkin ve etkindir. Bu durum, sağlık profesyonelleri arasında, Onkoloji Eczacılarına mesleklerini icra edebilecekleri ortamın sağlanması sonucunu doğurmuş, geçtiğimiz beş yılın sonunda, onkoloji eczacıları multidisipliner kanser tedavisindeki hak ettikleri yeri bulmuşlardır. Ancak hastanın hayatına dokunmaya başladığımız her bir adımda, sorumluluklarımız da artmıştır.

Onkoloji Eczacıları Derneği Yönetim Kurulu, hızla büyüyen Türkiye Onkoloji Eczacıları camiasının istek ve önerilerine cevap vermeye çalışmaktadır. Kanser tedavisinde her gün yeni ilaçlar, yeni protokoller, yeni yayınlar ve bilgilerin ortaya çıkması ve yukarıda paylaştığımız nedenlerde dolayı  ‘Klinik Onkoloji Eczacılığı Sürekli Eğitim Mektupları’ adı ile bir çalışma başlatıyoruz. Amacımız, Sertifikalı Antineoplastik İlaç Hazırlama Teknikleri ve Güvenli Oda Yönetimi eğitimi sonrası, bilgimizi taze tutmak ve klinik uygulamalarımız konusunda da eğitimimize devam edebilmek, en temel kavramlardan başlayarak, her on beş günde bir, en fazla yarım saatte okunabilecek bilgi mektupları ile bilgilerimizi paylaşabilmektir. Bu yol ile 2013 3.OBDEK Kongremize kadar büyük yol alacağımıza inanıyoruz. Bu projemizde görev alan meslektaşlarımız, kendilerini, bu bilgi denizini Eczacılık süzgecinden geçirmeye adadılar. Bu anlamda Türkiye Eczacılık Tarihine altın bir sayfa koyacaklarına gönülden inanıyoruz.

Sizlerden isteğimiz, çıkılan bu yolda bizlere destek vermenizdir. Bu mektupları okumanız, değerlendirmeniz, yeri geldiğinde eleştirmeniz, bizzat sizin de yazmanız, genç meslektaşlarımıza önermeniz, bizlere ilgilenebilecek kişilerin iletişim bilgilerini göndermeniz büyük önem taşımaktadır.

Sevgi ve Saygılarımızla.

Onkoloji Eczacıları Derneği  Yönetim Kurulu adına,

Uzm.Ecz.Ahmet Sami BOŞNAK

KOESEM lere ulaşmak için..

Kaynak: Onkoloji Eczacıları Derneği websitesi.

denizli

Denizli Devlet Hastanesi Yöneticisi Op. Dr. Kadir Gökhan Saçkan, Kemoterapi Hazırlama Ünitesi Sorumlusu Ecz. Metin Deniz Karakoç’a teşekkür belgesi verdi.

Denizli Devlet Hastanesi Yöneticisi Op. Dr. Kadir Gökhan Saçkan, Kemoterapi Hazırlama Ünitesi Sorumlusu Ecz. Metin Deniz Karakoç’u ve birimde görevli personelleri makamında ağırlayarak, kendilerine gerek hasta sağlığı ve güvenliği konusunda gerekse tüm birim personelinin özverili çalışmaları ile kemoterapi ilaçlarında tasarruf sağlayarak hastaneye sağladıkları katkılardan dolayı birer teşekkür belgesi takdim ederek başarılarının devamını diledi.

Konu ile ilgili konuşan Kemoterapi Hazırlama Ünitesi Sorumlusu Ecz. Metin Deniz Karakoç: “Her geçen gün artan hasta sayısına rağmen Kemoterapi hazırlama ekibi olarak hizmet kalitemizden ödün vermeksizin hastanemize ekonomik olarak da azami ölçüde yararlı olmaya çalıştık. Bir yıl önce faaliyete geçen ünitemiz sayesinde geçmiş yıllarda tam doz kullanılmadığı için çöpe atılan son derece pahalı kanser ilaçlarının tek bir miligramı dahi ziyan edilmeden kullanılarak hastane döner sermayesine ve daha da önemlisi ülke ekonomisine geri kazandırıldı” dedi. Karakoç, toplam geri kazanımın birimde görevli personelin bireysel dikkati ve özeni sayesinde 150.000 TL’yi geçtiğini, hastanede henüz birkaç ay önce göreve başlayan Medikal Onkoloji Uzmanı sayesinde de daha fazla hastaya hitap ederek bu rakamın önümüzdeki dönemde katlanarak artmasını umut ettiklerini belirtti. Karakoç, son olarak “İhtiyaç duyduğumuz her konuda bizden desteğini esirgemeyen başta hastane yöneticimiz olmak üzere tüm idarecilerimize teşekkür ederiz” diye konuştu.

obdek

3. Onkoloji ve Beslenme Destek Eczacılığı Kongresi Bilimsel Programı Açıklandı.

Onkoloji Eczacıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Uzm.Ecz. Ahmet Sami Boşnak, 4-6 Ekim 2013 tarihinde İstanbul/Moda/Hilton’da, Enfeksiyon ve Nutrisyon Eczacıları Derneği ile birlikte, üçüncüsünü düzenleyecekleri kongrenin bilimsel programını açıkladı. Programın oluşturulmasında, Onkoloji ve Nutrisyon Destek Eczacılığı konularında hizmet veren konularında yetkin Eczacıların, mesleklerinin icrasında kendileri için gerekli olan  güncel konuların seçilmesine özen gösterdiklerini söyledi. Kongrelerinin teorik bilginin yanında pratik bilgi ve deneyimlerinin paylaşılacağı profesyonel bir ortam oluşturmak amacı ile planlandığına dikkat çekti. Boşnak, konuşmacıların seçimine büyük özen gösterdiklerini, yurtiçinden seçkin isimlerle beraber bu yıl Almanya ve Belçika’dan da davetli konuşmacıları olduğunu söyledi.

Kongre Bilimsel Programı için.. 

medicalequ

Türkiye Sağlıkta da Offset Uygulamasına Geçiyor, Yıllık 5 milyar dolar ülkeye geri dönecek

yerli tıbbi cihazSağlık Bakanlığı tıbbi cihaz alımı için yaptığı uluslararası ihalelere yeni şartlar getiriyor. Böylece yabancı firmalar, ihaleyi aldığı takdirde yatırımlarını Türkiye’ye yaparak üretimlerini burada gerçekleştirecek.
Türkiye savunma sanayi offset uygulamasından sonra ilk defa tıbbi cihazlarda da hayata geçiriliyor. Sağlık Bakanlığı’nın yıllık 5 milyar dolar harcadığı tıbbi cihazların parası Türkiye’ye istihdam ve yatırım olarak geri dönecek. Böylece hem tıbbi cihazın teknolojisi Türkiye’ye getirilecek, hem bu alanla ilgili iç pazar gelişecek hem de tıbbi cihaz alanında kalifiyeli işgücü niteliği ve niceliği artırılacak. Türkiye, tıbbi cihaz alanında da kendini geliştirmeye başlıyor. Sağlık Bakanlığı 2013 yılında tıbbi cihazlarla ilgili ihale şartlarını sil baştan değiştiriyor. Böylece Bakanlık ihalede offset uygulamasına geçerek Türkiye’nin yıllardır aleyhine olan ihale şartlarını artık lehine çevirecek.

400 milyon dolarlık ihracata karşılık 5 milyar dolarlık tıbbi cihaz yatırımı yapan Türkiye yeni bir hamle yapmaya hazırlanıyor.

ÜRETİM HAMLESİ YAPILACAK

Sağlık Bakanlığı tıbbi cihazlarda yapacağı uluslararası ihalelerin şartnamelerinde ödediği paranın belli bir kısmını Türkiye’de üretim yapması için şart koşacak. Böylece yabancı uyruklu firmalar ihaleyi aldığı takdirde yatırımlarını Türkiye’ye yaparak üretimlerini burada gerçekleştirecek. Sağlık Bakanlığı’nın yeni uygulaması sayesinde tıbbi cihazlar artık Türkiye’de üretilebilir hale gelirken yan sanayide beraberinde gelişmiş olacak. Yatırımlara paralel olarak istihdam da sağlayacak olan sektör , kalifiye işgücü piyasasını nitelik ve nicelik olarak geliştirecek.

Offset uygulamalarla hedeflenenler;

  • Kamu harcamalarının bir bölümünü telafi etmek,
  • İhracatçılarımızın yeni dış pazarlara açılmalarına ve/veya mevcut dış pazarlarda ihracat artışı kaydetmelerine imkan sağlamak,
  • Teknoloji transferi yoluyla üretim kalitesinin artırılmasına yardımcı olmak,
  • Sağlanan yurt içi ve yurt dışı eğitim olanaklarıyla kalifiye işgücünün niteliğini ve niceliğini artırmak,
  • Döviz girdilerini artırarak, cari açığın azaltılmasını sağlamak
  • Yabancı sermaye girişinde artış sağlamak,
  • Yeni istihdam olanakları oluşturmak,
  • İç pazarın ve dış ticaretin dinamizmini artırmak

Yerli tıbbi cihaz talebe yetişemiyor

Türkiye’de bine yakın yerel tıbbi cihaz üreticisi ve tedarikçisi bulunuyor. Sektörde yer alanların 700′e yakını üretimlerini ihraç ederken, yerel üreticiler, pazardaki talebin sadece yüzde 15′ini karşılayabiliyor. Türkiye’de tıbbi cihaz pazarı 2005 ve 2008 yılları arasında düzenli bir büyüme kaydederken, 2009 yılında yaşanan küresel ekonomik kriz neticesinde, Türkiye pazarında da küçülme kaydedildi.

 

Kaynak: Elif Özlem Karataş / Yeni Şafak